Merhaba
Ucbucuk senedir Paris de mimar olarak calismaktayim. Suze buralarin calisma kosullarini anlatmak istedim. Ama kosullari anlatmadan once belirtmeliyim ki bu kosullar halkin yilmadan savasmasiyla elde edilmistir oyle armut pis durumu olmamistir... Bugun bile bir mimarlik ofisi fazla mesai vb durumlaeda adaletsizlik yaparsa
bu blog, mimarlık camiasındaki çalışma koşulları ile ilgili hikayelerin paylaşıldığı bir platformdur. amaç konuşuldukça sektördeki nerdeyse herkesin şikayet ettiği "sefil" koşulların biraz daha su yüzüne çıkması, normalliğini yitirmesidir; çok ışıltılı, çok şık, çok tasarım mimarlık sektörünün yerlerde sürünen standartlarının aslında normal olmadığının içinde olan çalışanları tarafından algılanılması ve duyurulmasıdır.
çalışma koşulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çalışma koşulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20110314
Ankara hareketleniyor
"
Selamlar,
bir süredir ücretli çalışan mimarların sorunlarını ele alarak iş hayatına yaşanan hak gaspları ve bunlarla nasıl mücadele edilebileceği konusunda tartışıyoruz. Henüz başlangıç aşamasında olsak da en azından bir tartışma ortamı yaratabilmek ümidiyle bir takım etkinlikler yapmaya karar verdik ve bir etkinlik programı oluştuduk.
Hatayı biraz da kendimizde aramalıyız
"Mimar değilim ama benzer sorunları bizler de yaşıyoruz. Bu yüzden paylaşıp bir parça destek olmak istedim. 2008 yılı mezunu bir iç mimarım. Mezun olduğum günden beri çalıştığımı söyleyebilirim. İç Mimarlık alanında oldukça iyi bir üniversiteden mezunum ve konum üzerine yüksek lisans da yaptım. Son 6 aydır çalıştığım ve berbat koşullarından dolayı bırakmak zorunda kaldığım bir ofisle ilgili tecrübelerimi paylaşmak istedim.
isveren yeni isci almaktansa mevcut iscisini daha cok calistiriyor
"Ekonomi Bakani Babacan endiseli:""isveren yeni isci almaktansa mevcut iscisini daha cok calistiriyor, İnsanlarımız haftada 59 saat değil, 49 saat çalışsa haftada ortalama yüzde 16 ilave istihdam anlamına geliyor. Türkiye'de yüzde 16 ilave istihdam, işsizliğin sıfıra yaklaşması demektir.""
http://www.turkishjournal.com/i.php?newsid=9102&title=Babacan%27%FDn+Avrupa+uyar%FDs%FD%3A+K%FCresel+ekonomi+kayg%FD+verici%21"
isimsiz
20110120
İş Kanununa göre, hiç kimse kendi yazılı izni alınmadan haftada 45 saatten fazla çalışmaya zorlanamaz.
İş Kanununa göre, hiç kimse kendi yazılı izni alınmadan haftada 45 saatten fazla çalışmaya zorlanamaz. Ayrıca fazla mesai ücreti normal saat ücretinin iki mislidir, bu para olarak ya da 6 ay içinde verilmek üzere ücretli izin olarak ödenir. Aksi halde davranan işyerini şikayet etme hakkınız var.
isimsiz
isimsiz
Peki ya kamu?
tercihlerin yapılmasına günler kala, bu anlamda tecrübesini bilgisini paylaşacak arkadaşlarımız var mıdır acaba aramızda?
özel sektörde büroların durumunu az çok biliyoruz, ortalama maaşlar, asgari ücretten yatırılan sigortalar ve uzun çalışma saatleri, peki kamuda durum nedir.
resmi tatillerin ve sigortaların olması gerektiği gibi oluşunun dışında, çalışma şartları, maaşları nasıldır?
isimsiz
özel sektörde büroların durumunu az çok biliyoruz, ortalama maaşlar, asgari ücretten yatırılan sigortalar ve uzun çalışma saatleri, peki kamuda durum nedir.
resmi tatillerin ve sigortaların olması gerektiği gibi oluşunun dışında, çalışma şartları, maaşları nasıldır?
isimsiz
20110112
keşke hep böyle olsada hayat bayram olsa
merhaba,ben 2008 haziranda mezun olmuş,fazla tecrübesi olmayan bir iç mimarım.pendik organize sanayi bölgesinde girdiğim bir mimarlık firması hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum(bu firmada 2 ay çalıştım)...patronumuz bayan bir mimar'dı ve çok iyi niyetli bir insandı.maaşlarımızı gününde veriyor hatta 15
20110111
MAAŞLI MİMARLARIN İMZA YETKİSİ
Merhaba,
Ben maaşlı çalışan bir mimarım. Daha doğrusu, yıllardır çalıştığım büroda ortaklığım yok. Tasarım sürecinde ise oldukça söz sahibiyim, hatta bazı projeler tamamen benim ürünüm, ama resmi işlerde patronun adıyla sunuluyor tabii.
Ben maaşlı çalışan bir mimarım. Daha doğrusu, yıllardır çalıştığım büroda ortaklığım yok. Tasarım sürecinde ise oldukça söz sahibiyim, hatta bazı projeler tamamen benim ürünüm, ama resmi işlerde patronun adıyla sunuluyor tabii.
20110105
Bir buluşma düzenleyip bildiri kriter deklarasyonu hazırlayalım
Herkesin söyleyecek o kadar çok sıkıntısı ve enerjisi varken, bunu sanal ortamdan kurtarmanın yoluna gidelim. Yoksa burda içimizi döküp, aynı sıkıntıları başkalarının da yaşadağını öğrenme avunutusndan öteye gidemeyeceğiz. Daha önce bir kaç yazının altında yinelediğim şeyi tekrar yineleyeceğim- Bir buluşma düzenleyip
20110104
"Büro Tescil Belgeleri" denetimin bir parçası olabilir!!
İşe girişlerde iş verenle çalışan arasında yapılan sözleşme önemli de olsa denetim olmadan çok şey ifade etmiyor, özel sektörde işe giriş yaparken sözleşme yapılması bile bize çok uzak...
yine de bir yerden başlamak gerekiyor elbette, bu konuda geçmişte oda içerisinde tartışması başlatılan bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. bu tartışmayı olgunlaştırarak ete kemiğe büründürecek, işler hale gelmesi
yine de bir yerden başlamak gerekiyor elbette, bu konuda geçmişte oda içerisinde tartışması başlatılan bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. bu tartışmayı olgunlaştırarak ete kemiğe büründürecek, işler hale gelmesi
niye ayrılmak istiyorsunki, sorun ne, seni sıkmadık da. saat 7 oldumu çıkıyordun
* Mühendislik diye bir yere girdim. Çok çalışmadım açıkçası 3 günün sonunda ben burda çalışamam diyerek çıktım. Çalışma koşullarını anlatıyorum. Sabah 9- akşam 7, cumartesi günü saat 5'e kadar çalışılıyor. ama allah için bana yüksek lisans için yarım gün izin vermişlerdi. Yarım saat yemek molası var ama sigara içmiyorsan (ki zaten sigara içen istenmiyor) kapı önüne çıkman bile sorun oluyor bu isteğim garip karşılanıyor(benim molam
20110103
vay efendim saatim gelince hemen çıkıyomuşum
çalıştığım şehirdeki piyasa koşulları ve çok yeni bir mimar olmam bahanesiyle düşük bir ücrete çalıştırılmam yetmezmiş gibi maaşımın az geldiğini talep ettiğimde piyasa koşulları tekrar öne sürüldü ve deee kamu görevlisi gibi çalıştığımdan şikayet edildi!!!vay efendim saatim gelince hemen çıkıyomuşum da çıkış saatimden sonra patronum müsait oluyomuş ancak o zmn çalışabilecekken gidiyomuşumda falan filan...aldığım düşük ücret yetmezmiş gibi bi de bu laflara maruz kaldım.bunca yıl bunun için okumuşum heralde.bu arada çalışığım yerdeki piyasayı söyle bir yokladım kimse 1000 tl bile vermiyor.büro acsam bu kadar büronun içinde iş bulamayacağım diye korkuyorum.şu aralar işsiz kalmak benm için kabus olur.ne yapabileceğim konusunda yorumlarınızı bekliyorum...
isimsiz
isimsiz
20101227
nasıl bir platform oluşturmak gerekiyorsa oluşturalım
çalışma saatleri düzgün olan ofisleri anlatırken "devlet dairesi" ibaresini kullanarak küçümseyen ziyniyeti buradan kınamak istiyorum izninizle.. gören duyan da fazla mesai ücreti alıyor, takdir ediliyor, üstüne bir de madalya takılıyor sanır ! ezdirtmeyelim kendimizi, bunun için nasıl bir platform oluşturmak gerekiyorsa oluşturalım, nasıl birlik olunacaksa birleşelim..
isimsiz
isimsiz
20101218
Santiyede Felc Oluyordum
Belki de bu blogun acilmasinda rol oynayan ve basta sadece arkadaslarima gonderdigim yazimdir: Yaşadıklarımdan ders alarak Size birkaç tavsiyem olacak. Bunun bir yili Amerikada olmak uzere Nisantasi nin en iyi ofislerinde toplam bes yillik deneyim sahibiyim. Turkiyede son calistigim firmada deneme suresi ve global ekonomik kriz bahanesiyle ilk beş ay sigortam yatırılmadı. Sonraki bir yıl boyunca saha deneyimi
20101217
herkes kendi çiftliğinde pardon şirketinde kendi atını koşturuyor
3 yıl önce planlamadan mezun oldum. kentsel tasarımda yükseğe başladım. yaklaşık 2 senelik deneyimim war iş sahasında. mezun olduktan sonra ne hikmettir hep mimarlıkta çalıştım. Avan projeler de olsa hem yurtdışında hem içinde sürekli mimarlıkta idim. Kentsel tasarım müthiş birşey.. hem mimarlık barındırıyor hem planlama bünyesinde. değişimleri görme zamanım var. ama kim nerede nasıl bir kentsel tasarım yapıyor....
20101216
bir şiir...
Aidatlarımı alırım yoksa sokmam sizi yarışmalara
Dergilerim boy boy hep gelir posta kutusuna
Seminerlerim vardı katılmazsan notunu kırarım
Gel beraber bi çay içelim masa başında devrim yaparım
Dergilerim boy boy hep gelir posta kutusuna
Seminerlerim vardı katılmazsan notunu kırarım
Gel beraber bi çay içelim masa başında devrim yaparım
20101212
en iyi ofis uzakta olandır...
Aragon Haklı
İnsanın yaptığı işi sevmesi ne büyük mutluluk ve ne büyük şanstır. Çoktan seçmeli sınav maratonlarını aşıp, kendine en uygun mesleği iş edinmeyi becermiş biri olarak, artık bunun hayatta pek de matah bir şey olmadığını düşünüyorum. Üstelik küçük mimarlık koşumda, gerek okul hayatında, gerekse profesyonel yaşamda hep iyi ustalarla çalışmış, hem de az buz değil çok (istekle, heyecanla, canla başla) çalışmış olmama rağmen mutsuzum.
Mutsuzum çünkü
İnsanın yaptığı işi sevmesi ne büyük mutluluk ve ne büyük şanstır. Çoktan seçmeli sınav maratonlarını aşıp, kendine en uygun mesleği iş edinmeyi becermiş biri olarak, artık bunun hayatta pek de matah bir şey olmadığını düşünüyorum. Üstelik küçük mimarlık koşumda, gerek okul hayatında, gerekse profesyonel yaşamda hep iyi ustalarla çalışmış, hem de az buz değil çok (istekle, heyecanla, canla başla) çalışmış olmama rağmen mutsuzum.
Mutsuzum çünkü
20101211
cumartesileri yarım gün çalışıyoruzmuş
Bir cumartesi sabahı kar yağarken sıcacık yataktan çıkıp işe gelmek gibisi yok(!).. Bunu paylaşmak istedim. Yaşasın mimarlık... (üstelik yapacak bir iş yokken gelmek daha da anlam katıyor. Neymiş cumartesileri yarım gün çalışıyoruzmuş. Ee ben çalışmıyorum ki şu anda )
isimsiz
isimsiz
20101209
...iş bitmeden nefes almanın yasak olduğu ama hiç bir zaman işin bitmediği...
Öğrenciliğimizi yaşayamadan, uykusuz geçen ve eziyet dolu 4 senelik eğitim hayatımız sonunda sırf rahata ereceğimizi düşünerek, 'mimar olcağım ben!' gibi ifadelerle gözümüzde büyüttüğümüz bu meslek grubunun aslında kocaman bir sıfır olduğunu anlamamız uzun sürmedi hiç birimizin;
Kraldan çok kralcıların, işi için yaşayanların; aslında tek kelimeyle ifade etmek gerekirse şovmenlerin, cirit attığı bir ortam tamamıyla...
Kraldan çok kralcıların, işi için yaşayanların; aslında tek kelimeyle ifade etmek gerekirse şovmenlerin, cirit attığı bir ortam tamamıyla...
Sigorta nedir, ne işe yarar
- Sigorta nedir, ne işe yarar?
Sigorta, çalışma hayatı boyunca, çalışmasını engelleyecek her türlü (iş kazası, hastalık, doğum,) beklenmedik duruma karşı işçinin güvence altına alınmasıdır. Sigorta ayrıca işçinin çalışarak geçirdiği uzun yıllardan sonra emekli olduğunda asgari insani koşullarda yaşamasının garanti edilmesidir. Kapitalist düzenin işçilere vahşice sömürmesi karşısında işçiler zamanında isyan edip sigortalı çalışma hakkını elde etmişler ve bu haklarını devletlerin anayasalarına yazdırarak kalıcı hale getirmişler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)